Kriptoda Punk Kültürleri: Cypherpunk, Solarpunk ve Lunarpunk

Kriptoda Punk Kültürleri: Cypherpunk, Solarpunk ve Lunarpunk

Bitcoin ve merkeziyetsiz değer transferi, Satoshi Nakamoto isimli tek bir kişi veya grubun oluşturduğu bir fikir değil, 80’lerde filizlenen bir kültürün ilk başarılı uygulamasıdır. Eşler arası değer transferi fikrinin çıkış noktasını anlamak için ilk olarak Cypherpunk kültürünü anlamamız gerekir. 

Gözetim kapitalizmi (Survelliance Capitalism), kişisel verilerin metalaştırılması üzerine kurulu bir ekonomik modeldir. Veri toplamadaki artış, uygulamaların kişisel seçimlere göre ayarlanabilmesi veya akıllı şehirler oluşturma gibi senaryolarda topluma çeşitli katkılar sağlayabilir. Ancak kar elde etme amacı ile veri toplamak bireylerin mahremiyetini ve refahını tehlikeye atabilir.

Cypherpunk kültürü; yazılımların ve dijitalleşen dünyanın, devletlerin ve büyük şirketlerin tekelinde bulunması halinde bireylerin özgürlük ve mahremiyetine büyük zararlar geleceğini fark eden yazılımcı bir topluluk tarafından oluşturulmuştur.

Cypherpunk ve Bitcoin’in Başlangıcı

Cypherpunk kültürünün başlangıcı diyebileceğimiz ilk makale David Chaum’un yazdığı: “Numbers Can Be a Better Form of Cash Than Paper” makalesidir. İsminden de anlaşılacağı üzere bu makale, yazıldığı dönemin ilerisinde bir vizyona sahiptir ve ilk defa bir makalede paranın dijitalleşmesinden bahsedilmiştir. David Chaum’un “Digicash” isminde paranın dijitalleşmesi ile ilgili bir girişimi de olmuş ancak zamanın koşullarında başarılı olmamıştır.

Blokzincir teknolojisi ise, ilk olarak 1991 yılında araştırmacı Stuart Haber ve W. Scott Stornetta tarafından tanımlanmıştır. Araştırmacılar, blokzincir ile dijital belgelere değiştirilemez bir şekilde zaman damgası uygulamayı önermişlerdir. Böylece belgelerin tarihlerinin korunmasını ve değiştirilmemeleri için bilgisayar gücü ve hesaplama açısından pratik bir çözüm sunmuşlardır.

1992’de Kripto Anarşist Manifesto yayınlanmıştır. Bu manifesto, birey ve şirketlerin gizlilik içinde iletişim kurmasını sağlayabimesinden, kimlik bilgileri verilmeden iş dahi kurulabileceğinden bahsetmiştir. Vergi ve ekonomi sistemlerini değiştirebileceğini anlatmıştır. 

1993 yılında ise Cypherpunk manifestosu yayınlanmıştır, bu manifesto da anonim sistemlerle dijital imza sistemine geçilebileceği ve paranın elektronik hale dönüşebileceği anlatılır. Bu manifesto sonrasında Cypherpunk mail listesi oluşturulmuştur ve Cypherpunk ismi ilk defa burada kullanılmıştır. Bu isim, şifre anlamına gelen “Cyhpher” ile direnişi temsil eden “Punk” alt kültürünün birleşiminden oluşmaktadır. Cypherpunk, “Yüksek teknoloji, düşük yaşam standartları”nı ifade eden Cyberpunk akımı ile karıştırılmamalıdır.

2008 krizi sırasında, 31 ekim 2008’de Cypherpunk mail listesine bir mail gönderilmiştir: Bitcoin: Eşler Arası Bir Nakit Sistemi. Eşler arası, güvenli, hızlı, değiştirilemez ve düşük maliyetli transferler vaad eden bu yapı, o günkünden oldukça farklı bir dünya sunmaktadır. Fakat Bitcoin’in bu makalesi, aslında kendisinden önce birçok fikirden ve Cypherpunk akımından etkilenmiştir. 

Cypherpunk akımı, kendisinden sonra gelecek olan estetik anlayışların/akımların ön ayağı olmuştur. Bilgisayar gücünün ve özellikle kriptonun gelişimi hızlandıkça, mahremiyetin ve toplulukların yönetimi konusu daha da çok önem kazanmıştır. Bugün medyada sık gördüğümüz iki ana estetik anlayışı vardır: Solarpunk ve Lunarpunk

Solarpunk

Yapay Zeka botu Midjourney’e Göre Solarpunk

Solarpunk kültürü de gözetim kapitalizmine karşı çıkmaktadır. Bu akım, bireyin iyliğini gözeten bir yaklaşımdansa toplumun ve gezegenin iyiliğini önemseyen, çevreci bir yaklaşım benimsemektedir..

Sürdürülebilir ve yenilenebilir teknolojiler ile geçmişte yapılan hataların düzeltilmesini amaçlayan Solarpunk estetiği, bir nevi ekoaktivizmdir. DAO'lar tarafından sosyal koordinasyonun ve gezegen için adaletin sağlandığı bir toplum hayali ile Solarpunk, geleceğe dair iyimser ve ütopik bir yaklaşımdır. Bu estetik anlayışı hoşunuza gittiyse, Kevin Owocki ve Manu Alzuru’yi araştırabilirsiniz. 

Solarpunk anlayışı, dünyaya karşı oldukça optimistik bir bakış açısına sahip olması sebebiyle birçok insana göre ideal bir anlayış değildir. Bir yaklaşımın ideal sayılması için daha gerçekçi olması ve bu kadar iyimser olmaması gerektiğini savunan kişiler mevcuttur. Madalyonun diğer yüzünde Solarpunk yaklaşımını fazla iyimser bulan Lunarpunklar yer almaktadır.

Lunarpunk

Yapay Zeka botu Midjourney’e Göre Lunarpunk

Lunarpunk, Cypherpunk'ların soyundan geliyor ama mantığını bir adım daha ileri götürmektedir. Blokzincire özgü teknolojiler (DAO'lar, DeFi, NFT'ler) üzerindeki sıfır bilgi kanıtı (zk-Knowledge Proof) varyasyonlarının sağladığı gizlilik geliştirmeleriyle, gözetim kapitalizmine karşı çıkmaktadırlar. Bu anlayış hoşunuza gittiyse, Rachel-Rose O'Leary’i araştırabilirsiniz.

Lunarpunklar, şifreleme gibi araçları kullanarak internet dünyasını gözetimsiz bir dijital ormana benzetmeye kendini adamış bir gerilla hareketidir. Mevcut koşullar altında kripto anarşistler olarak tanımlanmaktadırlar. Lunarpunklara göre mevcut internet dünyası, gözetim nedeniyle bir ormandan ziyade bir çöle benzetilebilir ve tekel yapılar teknolojinin gerçek potansiyeline ulaşmasını engellemektedir. 

DAO ve eşler arası (P2P) organizasyon araçlarını kullanarak interneti kendi görüşlerine göre daha verimli hale getirmek için “verimli araziler” (yeni teknolojileri ve görüşlerini geliştirebilecekleri için yeni alanlar) oluşturmaktadırlar. Kısaca teknolojinin yönetimde aktif olması gerektiğine ve devlet dışı sistemlerin geleceğine inanmaktadırlar.

Bu Estetiklerin Anlamı Nedir?

Web3, sadece yeni bir internet teknolojisinden ibaret değildir. Aynı zamanda toplumun ve dünyanın dönüşümünü ifade etmektedir. Bitcoin ve Ethereum’un gelişimi ile paranın merkeziyetsizleşmesi, toplulukların kendi kendilerini yönetebilemleri adına büyük bir ilham olmuştur. Bu alt kültürler de, blokzincirin gelişiminden aldıkları ilhamla hareket eden toplulukların dünyaya ve topluma bakış açılarını ifade etmektedir. 

Web3, sosyal adaleti sağlamak için bir dönüşüm fırsatı sunmaktadır. Her yeni teknoloji sosyolojik açıdan yararları ve zararları ile gelmektedir. Web3 de dikkatli ve doğru kullanıldığı sürece sosyal değişim için anlamlı bir araç olabilecektir. Farklı estetik anlayışları ve alt kültürlerin oluşturduğu topluluk bilinciyle teknoloji, çevremizle ve birbirimizle olan ilişkilerimizi daha iyileştirebilir.

Türkiye ekosisteminde bu akımlara dair yapılmış geniş bir anket bulunmamaktadır. BiLira ekibi içinde yaptığımız mini anketimizde, kendini Solarpunk akımına yakın gören kişi sayısı, Lunarpunk ve Cypherpunk akımlarına ait hissedenlerden daha fazla. Mahremiyetin korunması konusu, ekibimizdeki kişiler için oldukça önemli. Bu açıdan birçok ekip arkadaşımız, geleceğe ve teknolojilere dair bakış açılarının iyimser bir çizgide olduğunu belirtti. 

Kaynakça

Dylan-Ennis P, (2022). What Are Solarpunk and Lunarpunk Anyway? [online] www.coindesk.com. Available at: https://www.coindesk.com/layer2/2022/09/20/what-are-solarpunk-and-lunarpunk-anyway/ [Accessed 9 Oct. 2022]. 

O'Leary R., (2022). Lunarpunks, Privacy and the New Encryption Guerillas  [online] www.coindesk.com. Available at: https://www.coindesk.com/layer2/2022/06/08/lunarpunks-privacy-and-the-new-encryption-guerillas/ [Accessed 9 Oct. 2022]. 

Campbell S., Moore S., (2022). Solarpunk! Reimagining Public Goods in the Age of Ethereum  [online] https://society.mirror.xyz. Available at: https://society.mirror.xyz/OuxuYixNEYVX6D0kW6aHMy9g66lEwf5KsnlIha7F0bQ [Accessed 11 Oct. 2022].